Varoluşçu Psikoterapi Nedir?
Varoluşçu psikoterapi, insanı bir belirti toplamı olarak değil, dünyaya fırlatılmış ve kendi varoluşuyla yüzleşmek zorunda kalan bir varlık olarak ele alan bir psikoterapi yaklaşımıdır. Semptomu ortadan kaldırmayı değil, semptomun içinden konuşan varoluşsal meseleyi — sonluluk, özgürlük, yalnızlık ve anlam — çalışılabilir kılmayı hedefler.
Felsefi Kökenler
Varoluşçu psikoterapi bir teknikler bütünü olarak değil, bir felsefi tutum olarak doğdu. Kaynağında Søren Kierkegaard'ın kaygı (Angest) ve umutsuzluk çözümlemeleri, Friedrich Nietzsche'nin değerlerin kuruluşuna dair sorgulaması, Edmund Husserl'in kurduğu fenomenoloji ve Martin Heidegger'in Varlık ve Zaman'da geliştirdiği Dasein çözümlemesi bulunur.
Bu geleneğin psikoterapiye taşınmasında belirleyici olan, Heidegger'in insanı bir "şey" olarak değil, varlığı kendisi için mesele olan bir varolan olarak tanımlamasıdır. Dasein (orada-varlık) kavramı, insanın her zaman bir dünya içinde, bir bağlamda ve bir zamansallık içinde var olduğunu söyler. Bu, psikolojinin insanı ölçülebilir değişkenlere indirgeyen yaklaşımına karşı bir itirazdır.
Jean-Paul Sartre'ın kötü niyet (mauvaise foi) kavramı ve Maurice Merleau-Ponty'nin yaşanan beden çözümlemeleri, bu felsefi zemini klinik alanda kullanılabilir hale getiren diğer başlıca katkılardır.
Dasein Analizi ve Klinik Uygulama
Heidegger'in çözümlemesini doğrudan klinik pratiğe taşıyan iki isim Ludwig Binswanger ve Medard Boss oldu. Binswanger'in Daseinsanalyse adını verdiği yaklaşım, psikopatolojiyi bir işlev bozukluğu olarak değil, dünyada-var-olmanın belirli bir kipi olarak okumayı önerir. Boss ise Heidegger ile doğrudan çalışarak Zollikon Seminerleri'ni yürüttü.
Bu çerçevede terapistin işi, analizanın belirtisini bir listeyle eşleştirmek değil, o belirtinin hangi dünya kuruluşu içinde anlamlı hale geldiğini birlikte açığa çıkarmaktır. Kaygı, ortadan kaldırılması gereken bir arıza değil, varoluşun kendisine dair bir çağrıdır.
Amerikan geleneğinde Rollo May, Irvin D. Yalom ve James Bugental bu çerçeveyi daha erişilebilir bir dile taşıdılar. Yalom'un ölüm, özgürlük, yalnızlık ve anlamsızlık olarak sıraladığı dört nihai kaygı, alanın en yaygın bilinen çerçevesidir.
Temel Kavramlar
Ölüme-doğru-varlık (Sein zum Tode): Heidegger'e göre sonluluk, yaşamın sonuna eklenen bir olay değil, varoluşu baştan itibaren belirleyen bir yapıdır. Kendi ölümlülüğüyle ilişkisini kuran kişi, hayatını bir başkasının hayatı gibi yaşamaktan çıkar.
Das Man (herkes): Gündelik varoluşta kişi çoğunlukla "nasıl yapılıyorsa öyle" yaşar. Das Man, bu anonim ve sahiplenilmemiş varoluş kipini adlandırır. Klinik açıdan, kendi arzusunu tanımayan bir yaşamın tarifidir.
Varoluşsal kaygı: Nesnesi belirli olan korkudan farklı olarak kaygının nesnesi yoktur; kişiyi kendi özgürlüğü ve sonluluğuyla karşı karşıya bırakır. Varoluşçu psikoterapi kaygıyı bastırmayı değil, taşınabilir kılmayı çalışır.
Kimler İçin, Nasıl Bir Süreç?
Varoluşçu yönelimli çalışma, belirti odaklı kısa süreli müdahalelerden farklı olarak açık uçlu ve uzun sürelidir. Yaşam krizleri, anlam yitimi, kayıp ve yas, kimlik ve seçim sorunları, kronik bir tatminsizlik hissi bu çerçevenin sıklıkla çalıştığı alanlardır.
Süreç bir eğitim ya da felsefe dersi değildir. Terapist bir dünya görüşü öğretmez; analizanın kendi varoluşuyla kurduğu ilişkiyi görünür kılacak bir alan açar. Bu nedenle terapistin kendi analizi ve düzenli süpervizyonu, yöntemin ayrılmaz parçasıdır.
Sık Sorulan Sorular
Varoluşçu psikoterapi ile bilişsel davranışçı terapi arasındaki fark nedir?
Bilişsel davranışçı terapi belirlenmiş hedefler doğrultusunda düşünce ve davranış örüntülerini değiştirmeyi amaçlar; süresi ve protokolü bellidir. Varoluşçu psikoterapi ise belirtiyi ortadan kaldırılacak bir hata olarak değil, kişinin dünyayla kurduğu ilişkinin bir ifadesi olarak ele alır. Süreç açık uçludur ve önceden belirlenmiş bir protokolü yoktur.
Varoluşçu psikoterapi ne kadar sürer?
Standart bir süre yoktur. Çalışma genellikle haftada bir seans olacak şekilde açık uçlu yürütülür; süre analizanın süreciyle birlikte belirlenir. Belirli bir seans sayısı vaat eden yaklaşımlardan bu yönüyle ayrılır.
Varoluşçu psikoterapi eğitimi almak için hangi koşullar gerekir?
Türkiye'de bu alandaki formasyon programları genellikle psikoloji, psikolojik danışmanlık, psikiyatri ve ilgili alanların lisans veya lisansüstü mezunlarına ve son sınıf öğrencilerine açıktır. Program bazında koşullar değişir; ilgili eğitim sayfasındaki katılım koşulları bölümüne bakılmalıdır.
Dasein ne demektir?
Dasein, Almanca'da "orada-varlık" anlamına gelir ve Heidegger'in insan varoluşunu adlandırmak için kullandığı terimdir. İnsanı bir özne-nesne ayrımına hapsetmeden, her zaman bir dünya içinde ve kendi varlığı kendisi için mesele olan bir varolan olarak tanımlar.
Kaynakça
- Heidegger, M. (1927). Sein und Zeit. Tübingen: Niemeyer. [Varlık ve Zaman, çev. Kaan H. Ökten, Alfa Yayıncılık]
- Kierkegaard, S. (1844). Begrebet Angest. [Kaygı Kavramı, çev. Türker Armaner, İş Bankası Yayınları]
- Binswanger, L. (1963). Being-in-the-World: Selected Papers of Ludwig Binswanger. New York: Basic Books.
- Boss, M. (1979). Existential Foundations of Medicine and Psychology. New York: Jason Aronson.
- Sartre, J.-P. (1943). L'Être et le Néant. Paris: Gallimard. [Varlık ve Hiçlik, çev. Turhan Ilgaz & Gaye Çankaya Eksen, İthaki Yayınları]
- Yalom, I. D. (1980). Existential Psychotherapy. New York: Basic Books. [Varoluşçu Psikoterapi, çev. Zeliha İyidoğan Babayiğit, Kabalcı Yayınları]