Bilâl AkyüzKlinik Psikolog

Daseinanaliz Nedir? Binswanger ve Boss

DaseinanalizHeideggerBinswangerBossFenomenoloji

Bu yazı Varoluşçu Psikoterapi konu sayfasının bir parçasıdır.

Daseinanaliz (Daseinsanalyse), Heidegger'in varlık felsefesinden doğan ve Ludwig Binswanger ile Medard Boss tarafından geliştirilen bir psikoterapi ekolüdür. İnsanı ruhsal bir aygıt olarak değil, dünyayla ilişki içinde açılan bir varlık alanı olarak ele alır ve bu çerçevede psikopatolojiyi bu varlık alanının daralması olarak düşünür.

Dasein Ne Demek?

Daseinanalizi anlamak için önce Dasein'ı anlamak gerekir. Dasein, Almancada "orada-olmak" demektir. Da (orada) ve sein (olmak). Gündelik Almanca'da sözcük herhangi bir şeyin mevcut bulunmasını anlatır — bir taşın, bir masanın, vb. Heidegger, terimi bu gündelik kullanımından koparır ve vurguyu Da'ya, yani "orada"ya kaydırır. Buradaki "orada" mekânsal bir konum değildir, şeylerin ve başkalarının kendilerini anlamlarıyla sunabildikleri bir açıklıktır (Lichtung). Dasein, bu açıklığı açık tutan varlıktır. Varoluşçu psikoterapinin felsefi zemini büyük ölçüde bu tek kavramın üzerine kuruludur.

Peki Heidegger neden "insan", "özne" ya da "birey" demedi? Üç ayrı gerekçe var, ve üçü de kliniği doğrudan ilgilendiriyor.

"İnsan" demedi, çünkü bu sözcük Aristoteles'ten miras kalan animal rationale (akıl sahibi hayvan) tanımıyla yüklüdür. Bu tanım insanı önce biyolojik bir tür olarak kurar, sonra ona akıl gibi bir yeti ekler. Oysa Heidegger'in tezi tersinedir: Dasein'ın özü onun varoluşundadır. İnsan sabit nitelikleri olan bir şey değil, her an kendini kuran bir olabilme gücüdür (Seinkönnen).

"Özne" demedi, çünkü Descartes'tan bu yana "özne" sözcüğü kendi içine kapalı bir bilinç kapsülünü çağrıştırır. Bu kurgu psikolojiye sahte bir soru miras bırakmıştır. İçerideki özne dışarıdaki nesnelere nasıl ulaşır? Heidegger bu soruyu cevaplamaz, ortadan kaldırır. İnsan zaten her zaman bir dünyanın içindedir — dünya-içinde-varolma (In-der-Welt-sein). Dünya, sonradan eklenen bir dışsallık değil, varoluşun en temel kipidir.

"Birey" demedi, çünkü bu sözcük yalıtılmış, kendinden menkul bir tekillik ima eder. Oysa Dasein yapısı gereği başkalarıyla-olmaktır (Mitsein). Yalnızlık bile ancak birlikte-olan bir varlık için bir imkândır.

Bu üç ret, klinik bir tutuma dönüştüğünde, analizanın karşımızda incelenecek bir nesne değil, kendi dünyasını kuran ve o dünyanın içinde acı çeken bir varoluş olduğu anlamına gelir.

Binswanger: Psikanalizden Ayrılış

Ludwig Binswanger (1881–1966) psikanalizle Zürih'teki Burghölzli Kliniği'nde, Eugen Bleuler ve Carl Gustav Jung'un yanında çalışırken tanıştı. 1907'de Jung ile birlikte Viyana'ya giderek Freud'la görüştü. Freud 1912'de Konstanz Gölü kıyısındaki Bellevue Sanatoryumu'na iade-i ziyarette bulundu. Aralarındaki dostluk ömür boyu sürdü.

Bu, psikanaliz tarihinde istisnai bir durumdur. Jung, Adler, Rank, Ferenczi — Freud'dan kuramsal olarak ayrılan hemen herkesle ilişki kırılmayla bitmiştir. Binswanger ise Freud'un kuramına en köklü itirazları yönelttiği hâlde dostluğunu koruyabilen tek kişidir. Freud bir yeni yıl mektubunda bunu şöyle anar: Entelektüel gelişiminin onu kendi etkisinden uzaklaştırmasına rağmen Binswanger'in kişisel ilişkilerini bozmamış olması, ona iyi gelmiştir.

Ayrışmanın en olgun ifadesi, Binswanger'in 1936'da Freud'un 80. doğum günü için Viyana'da yaptığı "Antropoloji Işığında Freud'un İnsan Anlayışı" başlıklı konuşmadır. Binswanger burada psikanalizin insanı yalnızca bir doğa varlığı (homo natura) olarak kurgulayarak daralttığını savundu. İtirazları üç başlıkta ele alabiliriz:

Psişik aparat kurgusu: Freud ruhsal yaşamı enerjiler, bastırmalar ve bölmelerle işleyen kapalı bir mekanizma olarak modeller. Binswanger bunu doğalcı ve indirgemeci bulur; insan bir laboratuvar nesnesi değil, anlam üreten bütünsel bir varlıktır.

Genetik yanılgı: Din, sanat, ahlak ve sevgi gibi varoluş imkânlarının çocukluk dürtülerine indirgenmesi. Binswanger bunu Locke'un düsturunu parodileştirerek özetler. İnsanın kültüründe, daha önce doğasında bulunmayan hiçbir şey yoktur.

Özne-nesne bölünmesi: Binswanger bu bölünmeyi psikiyatrinin "kanseri" olarak niteler.

Freud'un yanıtı psikanaliz tarihinin en ünlü mektuplarından birisidir. Kendisinin hep binanın zemin katında ve bodrumunda yaşadığını, Binswanger'in ise bakış açısı değiştirildiğinde din ve sanat gibi seçkin konukları ağırlayan bir üst katın görülebileceğini iddia ettiğini yazar. Bir ömürlük çalışma zamanı daha olsaydı o soylu konuklara kendi yeraltı evinde bir yer bulabileceğinden şüphesi olmadığını ekler.

Burada kritik bir nokta var. Binswanger psikanalizi çürütmeye çalışmadı. Kantçı bir soru sordu — insanın yapısı ontolojik olarak nasıldır ki, psikanalizin ona dair vardığı nedensel açıklamalar geçerli olabilmektedir? Psikanaliz, varoluşun fırlatılmışlık (Geworfenheit) boyutunu kusursuz açıklar. Ama fırlatılmışlık insanın tek boyutu değildir; insan aynı zamanda geleceğe doğru kendini açan bir tasarıdır (Entwurf). Psikanaliz yanlış değil, tek taraflıdır. Bu tartışmanın psikanaliz tarafındaki karşılığı için psikanalizin haritasına bakılabilir.

Dünya-tasarımı (Weltentwurf)

Dünya-tasarımı, Binswanger'in psikiyatriye kazandırdığı merkezi kavramdır ve Daseinanalizinin klinik omurgasıdır.

Buradaki "dünya" fiziksel evren ya da nesnelerin toplamı değildir. Dünya, kişinin içinde eylediği, düşündüğü ve deneyimlediği bütünsel bir anlam ufkudur. Nesnelerin ve başkalarının bizim için nasıl görüneceğini hem mümkün kılan hem de sınırlayan bir matris.

Binswanger bu tasarımı Kantçı anlamda bir a priori olarak kurar. Yani, tüm somut deneyimlerden önce gelir çünkü bir olayın deneyimlenebilmesi, hatta travmatik olabilmesi için, önce o kişinin dünya-tasarımı tarafından bir imkân olarak kurulmuş olması gerekir.

Bunun klinik sonucu şudur: Semptom saçma değildir. Semptom, kişinin kendi dünyasının içsel mantığından bakıldığında tamamen tutarlı bir yanıttır.

Binswanger'in kullandığı örnek çarpıcıdır. Beş yaşındaki bir kız çocuğu, ayakkabısının topuğu gevşediğinde ya da koptuğunda dehşetli bir kaygıyla bayılmaktadır. Psikanalitik okuma bunu doğum ve anneden ayrılma fantezilerine bağlar. Binswanger bir adım geri çekilir ve çocuğun dünyasını yöneten kategoriyi bulur: Süreklilik. Çocuğun tüm dünyası kesintisiz bağlantı üzerine kuruludur. Paten kayarken topuğun aniden kopması, bu dünyaya "ansızınlık" boyutunu dayatır — oysa bu tasarımda ansızınlığa yer yoktur. Bayılma, dünyayı tümden kapatarak onu koruma girişimidir.

Sağlıklı bir varoluşta anlam kategorileri çok sayıdadır, esnektir ve aralarında geçiş yapılabilir. Süreklilik, tehdit, sevgi, oyun, nedensellik. Psikopatolojide ise bu ağ çözülür ve tek bir kategori bütün varoluşu tiranlaştırır. Kişi artık dünyayı özgürce tasarlamaz, kendi kurduğu dar tasarımın içine hapsolur.

Binswanger'in formülünü; bir varoluşun bağlandığı dünya-tasarımı ne kadar boş, basit ve daralmışsa, kaygı o kadar erken ortaya çıkar ve o kadar şiddetli olur şeklinde düşünebiliriz. Tek bir sütuna dayanan bir dünya, en küçük sarsıntıda tümden çökme tehdidi altındadır. Angst kavramının Dasein analizindeki yeri tam olarak buradadır.

Vaka: Ellen West

Ellen West, Dasein analizinin kurucu metnidir ve aynı zamanda en ağır biçimde eleştirilmiş çalışmasıdır. İkisini birlikte anlatmadan bu vakadan söz etmek yanıltıcı olur.

"Ellen West" takma addır. Varlıklı, entelektüel, şiir yazan, toplumsal reform arzusu taşıyan bir Yahudi ailenin kızıdır. Otoriter babası, evlenmek istediği iki kişiye de onay vermemiş, ilişkileri sonlandırmıştır; sonunda babasının arzusu doğrultusunda kuzeniyle evlenir. Yaklaşık on üç yıl boyunca ağır bir yeme sorunu ve kronik melankoliyle mücadele eder. Bellevue'ye gelmeden önce iki psikanaliz süreci geçirmiştir; ikincisi sırasında yaşadığı akut kriz üzerine Emil Kraepelin'e danışılmış, Kraepelin melankoli tanısıyla acil dinlenme önermiş, ancak analist analize devam etmekte ısrar etmiştir.

Ocak 1921'de Binswanger'in gözetimine girer ve yaklaşık iki buçuk ay Bellevue'de kalır. Binswanger tanıyı ilerleyici bir şizofreni süreci olarak günceller ve Bleuler ve Alfred Hoche konsültasyona çağrılır. Bilişsel yıkım, sanrı ya da varsanı bulunmamasına rağmen Bleuler tanıyı onaylar. Üç hekim durumun iyileştirilemez olduğunda birleşir. Binswanger, kilitli koğuşun da yarar sağlamayacağını belirterek taburcu etmeye karar verir (eşine, kliniği terk etmenin kesin bir intihar anlamına geleceğini açıkça söylemiş olmasına rağmen). Ellen West eve döndükten üç gün sonra kendi hayatına son verir.

Binswanger'in çözümlemesi, Ellen West'in varoluşu iki uzlaşmaz dünya arasında yarılmıştır şeklindedir. Eterik dünya — hafiflik, süzülme, entelektüel idealler ve Mezar dünyası — ağırlık, toprak, çürüme; ve tam merkezinde, aşılmaz bir duvara dönüşmüş beden. Gelecek ufku kapanmış, şimdi geçmişin egemenliğine girmiştir; Binswanger buna varoluşsal yaşlanma der. Genç bir kadın, biyolojik yaşını çoktan aşarak ruhen yaşlanmıştır.

Ardından gelen yorum, vakayı tartışmalı kılan şeydir. Binswanger bu ölümü klinik bir başarısızlık olarak değil, üzerinde düşünülmüş otantik bir seçim olarak okur. Ellen West ancak bu kararla kendini bulmuş ve seçmiştir. "Ölüm bayramı, bu varoluşun doğum bayramıydı" diye yazar.

Bu yorum bugün üç ayrı hattan eleştiriliyor.

Klinik ve etik hat: David Lester (1971) ölümü varoluşsal bir özgürleşme değil, çevrenin örtük ölüm arzusunun eyleme dökülmesi anlamında "psişik cinayet" olarak niteler. John Maltsberger, iyileşmeyen ve sürekli ölümü talep eden analizanların klinisyende yoğun bir karşıaktarım nefreti uyandırdığını hatırlatarak, "otantik intihar" adlandırmasının bu çaresizliği felsefileştiren bir vazgeçiş olabileceğini savunur. Karşı tarafta Gustavo Figueroa, Binswanger'in ne pahasına olursa olsun iyileştirme hırsı (furor sanandi) yerine, iyileşmesi imkânsız olana eşlik etme sorumluluğunu, yani bir bakım etiğini yürüttüğünü öne sürer.

Arşiv hattı: Naamah Akavia (2008), Binswanger arşivlerine sonradan bağışlanan belgelerden hareketle, onun Ellen West'in iç dünyasına doğrudan fenomenolojik erişimi olduğu varsayımını çürütür. Binswanger'in dayandığı günlükler ve mektuplar ham hâlleriyle ona ulaşmamıştır. Eşi Karl tarafından seçilmiş, düzenlenmiş, kimi yerde temizlenmiştir. Akavia'ya göre vaka metni, kaybın ve klinik başarısızlığın ardından yazılmış bir örtbas anlatısı olarak da okunabilir.

Sosyo-tarihsel hat: Burası en tartışmalı olanı. Abigail Bray (2001), eterik/mezar karşıtlığının dönemin Yahudi ve Aryan beden kodlarını taşıdığını, metnin 1944–45'te — yani Avrupa'da Yahudilerin sistematik olarak yok edildiği yıllarda — bu hâliyle yayımlanmış olmasının ayrıca hesaba katılması gerektiğini savunur; ayrıca Foucault dahil sonraki okurların bu boyutu görmezden geldiğini ileri sürer. Roger Frie ve Klaus Hoffmann (2002) buna doğrudan yanıt verir. Irksal klişelerin metinde bulunması rahatsız edicidir, ama Binswanger'in kendi ailesi Yahudi kökenlidir, savaş yıllarında Nazilerden kaçan kişileri sanatoryumuna kabul etmiş ve Karl Löwith gibi entelektüelleri kurtarmak için çaba göstermiştir. Ayrıca çözümleme 1920'lerde yürütülmüştür; dil o dönemin tıp retoriğini taşır. Bu iki metni yan yana okumak, tartışmayı tek yanlı bir mahkûmiyete indirgememek için gereklidir.

Elizabeth Pienkos (2022) tartışmayı bugüne bağlar. Sorun, fenomenolojinin "aşkınsal saf" kalma çabasının somut toplumsal koşulları paranteze almasıdır. Ellen West'in maruz kaldığı ataerkil baskı — evlenme kararlarına müdahale, entelektüel kariyerinin engellenmesi — Binswanger tarafından aşılması gereken toplumsal engeller olarak değil, evrensel varoluşsal kategoriler olarak ele alınmıştır. Tarif doğrudur ama eksik bir ufukta yapılmıştır.

Bu vakadan çıkan ders, Dasein analizinin kendisine yöneltilmiş en ciddi sınavdır ve tek cümlede özetlenebilir: Anlamak ile yardım edebilmek aynı şey değildir. Fenomenolojik derinlik tek başına şifa vermez.

Medard Boss ve Zollikon Seminerleri

İkinci kurucu isim Medard Boss (1903–1990), Varlık ve Zaman'ı savaş yıllarında kendi başına okumuş ve orada psikiyatriyi kökten sarsacak bir düşünce bulmuştu. 1947'de, siyasi geçmişi nedeniyle dışlanmış olan Heidegger'e bir mektup yazdı. Heidegger'in nazik yanıtıyla ömür boyu sürecek bir işbirliği başladı.

Heidegger'in bu işbirliğine istekle girmesinin nedeni açıktır. Düşüncelerinin filozofların odalarında hapis kalmasını istemiyordu. 1959'da Zürih Üniversitesi Psikiyatri Kliniği Burghölzli'de ilk seminer yapıldı. Amfinin fazlasıyla modern ve teknolojik atmosferi düşünmeye elverişli bulunmayınca, seminerler Boss'un Zollikon'daki evine taşındı ve 1970'e kadar orada sürdü. Her oturuma elliyle yetmiş arasında psikiyatrist ve asistan katılıyordu.

Seminerlerin amacı, doğa bilimsel eğitim almış hekimlerin Kartezyen ön kabullerini sökmekti. İçerik şu eksenlerde ilerledi: Fenomenolojik görme, nedensellik ile motivasyon arasındaki ontolojik fark, zamansallık ve mekânsallık ve bedensellik. Boss'un ve Heidegger'in bedene dair ayrımı klinikte hâlâ kullanılır. Beden anatomik bir nesne (Körper) değil, Dasein'ın dünyaya yönelttiği davranışın gerçekleşme tarzıdır (Leib, bedenleşme). Kişilerarası düzeyde gerçekleştirilemeyen bir ilişki, varoluşun sessiz alanlarına çöker ve orada birikerek bedensel semptoma dönüşür.

Boss'un Ayrımı: Binswanger Heidegger'i Yanlış Mı Okudu?

Bu, Dasein analizi içindeki en sert tartışmadır ve Heidegger bizzat taraf olmuştur. Boss ve Heidegger, Binswanger'in yaklaşımını "üretken bir yanlış anlama" olarak niteler. 3 noktada Binswanger'e itiraz ederler.

Sorge'nin düzeyi: Binswanger, Varlık ve Zaman'daki ihtimam (Sorge) yapısını fazla kasvetli ve yalıtıcı bulup onu "sevginin ikili kipi" ile tamamlamaya çalıştı. Heidegger'e göre bu, ontik olanla ontolojik olanın karıştırılmasıdır. Sorge psikolojik bir kaygı hâli değil, Dasein'ın dünyaya açık olmasını sağlayan temel yapıdır. Sevgi ona dışarıdan eklenemez, zaten onun içinde temellenir.

Aşkınlık üzerinden Kartezyen tuzağa dönüş: Binswanger özne-nesne bölünmesini, bir öznelliğin dışarıya doğru "aşması" ile çözmeye çalıştı. Heidegger, içkin olarak kurgulanmış bir öznelliğin dışarıya nasıl aşabileceğinin hiç açıklanmadığını belirtir. Dünyada-olmak sonradan kazanılan bir özellik değildir.

Dünya-tasarımının statüsü: "Süreklilik" ya da "maddesellik" gibi kategoriler dünyanın ontolojik tasarımları değil, o tasarım içinde açığa çıkan varolanların ontik özellikleridir. Boss'un düzeltmesi şöyledir: Dasein bir dünya tasarımı yapmaz; o zaten şeylerin kendilerini sunabilecekleri saf bir dünya-açıklığıdır.

Binswanger bu eleştirilerin bir kısmını sonradan kabul etti. Kendi çalışmasının bir Dasein analitiği değil, fenomenolojik-antropolojik bir araştırma olduğunu, Heidegger'in varoluşsallarını ontolojik değil kategorisel kılavuzlar olarak kullandığını belirtti.

Daseinanalizin Klinik İlkeleri

Daseinanaliz bir teknikler bütünü değil, bir tutumdur. Üç ilke düzeyinde özetlenebilir.

Semptom bir arıza değil, bir işarettir: Semptom, bozuk bir mekanizmanın işlevsiz çıktısı değil, dünya-tasarımının daralmasının ve varoluş olanaklarının tıkanmasının sonucudur. Klinisyenin ilk işi semptomu susturmak değil, hangi dünyanın işareti olduğunu görmektir.

Analiz, çözmek demektir: "Analiz" sözcüğünün kökenindeki analyein, parçalara ayırmak değil, çözmek ve serbest bırakmaktır. Hedef, kişiyi bir normale çekmek değil, kısıtlanmış varoluş olanaklarını ona yeniden erişilebilir kılmaktır.

Teknikler korunur, gerekçeleri dönüşür: Dasein analizi Freud'un klinik araçlarını (divan, seans sıklığı, serbest çağrışım, vb) büyük ölçüde korur. Değişen, bunların ontolojik gerekçesidir. Serbest çağrışım artık bilinçdışı dürtüleri deşifre etmek için değil, analizana daha önce hiç deneyimlemediği bir ilişki özgürlüğü sunmak için uygulanır.

Bu ilkelerin seans içinde nasıl işletildiği (zamansallığın, mekânsallığın, bedenselliğin ve birlikte-olma kiplerinin somut sorularla nasıl haritalandığı) kavramsal değil, uygulamalı bir meseledir ve süpervizyonla birlikte öğrenilir.

Bugün Nerede?

Daseinanaliz bir müze nesnesi değil. Kurumsallaşması büyük ölçüde Gion Condrau (1919–2006) sayesinde gerçekleşti. Condrau'nun asıl başarısı, ekolü Heideggerce jargondan kurtarıp anlaşılır bir dille tıp dünyasına sunmasıydı. 1970'te İsviçre Daseinsanaliz Derneği, 1971'de Zürih Daseinsanaliz Psikoterapi ve Psikosomatik Enstitüsü kuruldu. 1981'de genç bir kuşak dernek yönetimini devraldı ve bağımsız bir eğitim programı başlattı. Böylece biri klinik-psikosomatik, diğeri felsefi-politik ağırlıklı iki kutup oluştu.

Kuramsal olarak en önemli güncelleme Alice Holzhey-Kunz'dan geldi. Boss, psikanalizin hatalarını reddederken bilinçdışı kavramını tümden silmiş ve yorumlamanın yerine yalnızca fenomenlerin gösterilmesini savunmuştu. Holzhey-Kunz bunu daseinsanalizin yorumsal gücünü felç eden bir hata olarak görür ve yorumlamayı kliniğe geri çağırır. Ona göre psikolojik ıstırap, varoluşun çıplak gerçeklerine (ölümlülük, kırılganlık, suçluluk) karşı geliştirilen aşırı hassasiyetten doğan bir varoluş acısıdır (Leiden am Dasein). Kişi bu ontolojik dehşeti örtmek için onu gündelik, kontrol edilebilir korkulara çevirir, klinisyenin işi bu örtmeyi çözmektir.

Bugün miras, kendini "daseinsanalist" diye adlandırmayan bir alanda da sürüyor. Thomas Fuchs melankoliyi bir desenkronizasyon (kişinin içsel zamanının ortak zamandan kopması) olarak çözümlerken, Giovanni Stanghellini klinik hermenötik modeliyle kişinin kendi anormal deneyimine nasıl bir konum aldığını inceliyor. Türkiye'de bu çizgi, Varoluşçu Psikanalitik Psikoterapi Eğitimi içinde hem tarihsel hem de klinik bir modül olarak yer alıyor.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi önerisi içermez. Metinde geçmiş bir vaka tarihsel ve etik boyutlarıyla ele alınmaktadır. Kendinizde ya da yakınınızda ruhsal bir zorlanma gözlüyorsanız bir ruh sağlığı uzmanına başvurabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Dasein analizi ile varoluşçu psikoterapi aynı şey mi?

Hayır. Daseinanaliz, varoluşçu psikoterapiler ailesinin İsviçre kanadıdır ve doğrudan Heidegger'in ontolojisine dayanır. Aile ayrıca Britanya okulunu (Laing, van Deurzen), Amerikan varoluşçu-hümanist çizgiyi (May, Yalom) ve logoterapiyi (Frankl) içerir. Bunlar arasındaki fark üslup değil, felsefi zemin farkıdır.

Binswanger psikanalist miydi?

Evet ve hayır. Psikanaliz eğitimi aldı, Freud'la dostluğunu ve Uluslararası Psikanaliz Birliği üyeliğini ömür boyu sürdürdü. Ama psikanalizin insan tasavvurunu (dürtü metafiziğini ve psişik aparat modelini) reddetti. Kendi konumunu psikanalizi çürütmek değil, ona ontolojik bir zemin kazandırmak olarak tanımladı.

Zollikon Seminerleri nedir?

Heidegger'in 1959–1970 arasında İsviçre'de psikiyatristlerle yürüttüğü seminer dizisidir. Medard Boss'un daveti üzerine başlamış, çoğunlukla Boss'un Zollikon'daki evinde yapılmıştır. Tutanakları ve Heidegger–Boss yazışmaları kitap olarak yayımlanmıştır.

Türkiye'de Dasein analizi eğitimi var mı?

Doğrudan İsviçre okuluna bağlı, sertifikalı bir Dasein analizi programı Türkiye'de bulunmuyor. Yaklaşım, varoluşçu ve fenomenolojik yönelimli formasyon programlarının içinde bir bileşen olarak öğretiliyor.

Kaynakça

  • Binswanger, L. Being-in-the-World: Selected Papers. Çev. ve giriş: Jacob Needleman. Basic Books, 1963.
  • Binswanger, L. "The Case of Ellen West: An Anthropological-Clinical Study." Çev. W. M. Mendel & J. Lyons. R. May, E. Angel & H. F. Ellenberger (ed.), Existence: A New Dimension in Psychiatry and Psychology içinde. Basic Books, 1958, s. 237–364.
  • Boss, M. Psychoanalysis and Daseinsanalysis. Basic Books, 1963.
  • Boss, M. Existential Foundations of Medicine and Psychology. Jason Aronson, 1983.
  • Heidegger, M. Zollikon Seminars: Protocols, Conversations, Letters. Ed. M. Boss. Northwestern University Press, 2001.
  • Akavia, N. "Writing 'The Case of Ellen West': Clinical Knowledge and Historical Representation." Science in Context, 21/1 (2008).
  • Bray, A. "The Silence Surrounding 'Ellen West': Binswanger and Foucault." Journal of the British Society for Phenomenology, 32 (2001), s. 125–146.
  • Frie, R. & Hoffmann, K. "Binswanger, Heidegger, and Antisemitism: Reply to Abigail Bray." Journal of the British Society for Phenomenology, 33/2 (2002), s. 221–228.
  • Lester, D. "Ellen West's Suicide as a Case of Psychic Homicide." Psychoanalytic Review, 58 (1971), s. 251–263.
  • Pienkos, E. "Remembering 'Ellen West': What a Tragic Case Reveals About Contemporary Phenomenological Psychopathology." Philosophical Psychology (2022).
  • Holzhey-Kunz, A. Daseinsanalysis. Free Association Books.
  • Heidegger, M. Varlık ve Zaman. Çev. Kaan H. Ökten. Alfa Yayıncılık.
  • Stanford Encyclopedia of Philosophy, "Martin Heidegger" maddesi.

Bu konuları klinik derinlikte çalışmak isteyen ruh sağlığı profesyonelleri için üç yıllık formasyon programı.

Varoluşçu Psikanalitik Psikoterapi Eğitimi →