Varoluşçu Psikanalitik Psikoterapi
Varoluşçu Psikanalitik Psikoterapi, varoluşçu felsefenin sonluluk, özgürlük ve anlam sorularıyla psikanalizin bilinçdışı, arzu ve aktarım kavramlarını tek bir klinik çerçevede birleştiren bir psikoterapi yaklaşımıdır. İki geleneği yan yana koymakla yetinmez; birinin diğerinin körlüğünü açtığı bir okuma önerir.
Neden İki Gelenek Bir Arada?
Varoluşçu psikoterapi ile psikanaliz uzun süre birbirine mesafeli duran iki gelenek oldu. Varoluşçu yaklaşım psikanalizi belirlenimci ve indirgemeci bulurken, psikanaliz varoluşçu çalışmayı kuramsal olarak gevşek ve bilinçdışına kapalı buldu. Bu karşılıklı itiraz, her iki tarafın da kendi kör noktasına işaret eder.
Varoluşçu çerçeve, insanın kendi sonluluğu ve özgürlüğüyle ilişkisini görünür kılar; ancak bu ilişkinin neden bu kadar zor kurulduğunu, kişinin kendi iyiliğine karşı neden ısrarla çalıştığını açıklamakta zorlanır. Psikanaliz ise tam bu noktada güçlüdür: bastırma, yineleme zorlantısı ve jouissance kavramları, öznenin kendi acısına bağlılığını düşünülebilir kılar.
Buna karşılık psikanaliz, ölüm, seçim ve anlam sorularını çoğu zaman bir savunmanın türevi olarak okur ve bu soruların kendi ağırlığını hafifletir. Varoluşçu çerçeve bu soruları yerinde tutar.
Klinik Duruş
Bu çerçevede terapist ne bir yorum makinesi ne de bir yaşam koçudur. Analizanın söylediği, hem bilinçdışı bir gösteren zinciri hem de bir varoluş kipinin ifadesi olarak dinlenir. Aynı cümle iki mercekten okunur: bu cümle hangi bastırılmışın izini taşıyor, ve bu cümle nasıl bir dünyada-var-olmayı kuruyor?
Kaygı, bu yaklaşımda ne yalnızca bir semptom ne de yalnızca varoluşsal bir çağrıdır. Hem savunmanın hem de hakikatin taşıyıcısı olabilir; hangi işlevde olduğu peşinen bilinemez, ancak çalışma içinde belirlenir.
Çerçeve (seans sıklığı, süre, ücret, iptal koşulları) rastgele bir idari düzenleme değil, tedavinin kendisinin parçasıdır. Çerçevenin sınandığı anlar, sürecin en verimli anlarındandır.
Formasyon
Ekolün eğitimi üç yıllık çevrimiçi ve iki yıllık yüz yüze olmak üzere iki formatta yürütülmektedir. Program, varoluşçu felsefe ve fenomenoloji ile başlar, psikanalitik kuramda Freud'dan Lacan'a ilerler ve klinik teknik ile sentez yılında tamamlanır.
Kuramsal eğitim tek başına yeterli değildir. Alanın yerleşik ölçütleri gereği formasyon, katılımcının kendi terapi süreci ve düzenli süpervizyon ile birlikte anlam kazanır.
Sık Sorulan Sorular
Varoluşçu terapi ile psikanaliz arasındaki fark nedir?
Varoluşçu terapi insanın sonluluk, özgürlük, yalnızlık ve anlam ile ilişkisini merkeze alır ve yaşanan deneyimi olduğu gibi ele almayı önceler. Psikanaliz ise belirtinin arkasındaki bilinçdışı yapıyı, bastırmayı ve aktarımı çalışır. Varoluşçu Psikanalitik Psikoterapi bu ikisini karşıt değil, birbirini tamamlayan iki okuma düzeyi olarak kullanır.
Bu yaklaşımla çalışan bir süreç ne kadar sürer?
Süreç açık uçludur ve genellikle uzun sürelidir. Belirli bir seans sayısı ya da bitiş tarihi baştan belirlenmez; süre analizanın süreciyle birlikte şekillenir.
Eğitime kimler başvurabilir?
Program ruh sağlığı alanındaki profesyonellere ve ilgili bölümlerin öğrencilerine yöneliktir. Güncel katılım koşulları eğitim sayfalarında ayrıntılı olarak yer alır.
Kaynakça
- Heidegger, M. (1927). Sein und Zeit. Tübingen: Niemeyer.
- Freud, S. (1920). Jenseits des Lustprinzips. [Haz İlkesinin Ötesinde]
- Lacan, J. (1966). Écrits. Paris: Éditions du Seuil.
- Binswanger, L. (1963). Being-in-the-World. New York: Basic Books.
- Boss, M. (1963). Psychoanalysis and Daseinsanalysis. New York: Basic Books.